31 Ekim 2012 Çarşamba

Hastane


Daha önce halamın hastanede olduğundan bahsetmiştim herhalde. Bugün tam 3 hafta oldu hastaneye yatalı, bir de bugün 2. Ameliyatını oluyor.

İlk ameliyat geçen hafta Salı günüydü. Zaten bir süredir hastane de olduğundan bende çoğunlukla gündüzleri yanına refakatçi olarak gittiğimden çok yorgundum. Önceki gün de halam “iyiyim gelme, evde dinlen” demişti o yüzden hastahaneye gitmemeyi ciddi ciddi düşünüyordum. Daha ben bir karara varamadan telefon geldi, halam acil ameliyata alınıyormuş. Yanında gece kalan refakatçisini de eve yollamış tek başınaymış ve onu ameliyata götürüyorlarmış. Mantıklı bir yanı olmasa da kendimi öyle suçlu hissettim ki o gün sanki ben hastaneye gitmeye üşendim diye halam ameliyat oluyormuş gibi.

Salı gününden sonra Arife günü ve bayram olduğundan annemin çalışması gerekmiyordu. Birde ameliyat sonrası bakım daha zor olduğundan refakatçi nöbetini benden devraldı. Bir yandan içim öyle rahatladı ki çünkü halama iyi bakamam diye korkuyordum ama bir yandan da felaket suçlu hissediyordum. O günler geçti dün ameliyattan sonra ilk kez yine ben refakatçiydim. Öğlen 12 - akşam 9. Bu sabah tam hazırlanıyordum hastaneye gitmek için yine telefon yine sürpriz bir ameliyat.

Tünelin sonunda henüz ışık görünmüyor yani. Daha ne kadar hastanede olacağız ailecek bilemiyorum. Sevdiğiniz biri hastane yatağında acı çekerken yanında durup da ona yardımcı olamamak kadar korkunç bir şey yok sanırım. Sırf kendi yakınınız da değil yandaki yatakta acıyla çığlık atanlarda var. Hastanede geçen her saat insanın bütün umutlarını alıp yerine karamsarlık bırakıyor sanki.

Hayatımız normale dönsün istiyorum artık. Düzenimiz eski haline dönsün. Çünkü ben her an kırılıp dökülebilecekmişim gibi hissediyorum. Bir yandan da bencilliğime sinir oluyorum. Halam orada acı çekerken hayatımız normale dönsün demek bencillik çünkü. Önemli olan onun iyileşmesi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder