7 Nisan 2015 Salı

Macera

Hani bir macera romanının son 100 sayfasına gelirsiniz, savaş ha başladı ha başlayacak. Kalp atışlarınız bile hafifçe hızlanır hikaye o kadar içine alır çünkü. Gerçek dünya, rüya; kitaptaki dünya, gerçek olur. Heyecandan kapatırsınız kitabı, daha iki dakika daha geçmeden yeniden elinize alırsınız bir 5-6 sayfa okuyup tekrar bırakırsınız. Sayfalar ilerleyip heyecan yükseldikçe devam eder bu. Derken savaş başlar ve savaş hiç aralıksız okunur. Sonra durulur.

Savaştan sonraki durumu okuyabilmek için belki yarım saat belki de bir tam gün gerekir. Çünkü savaştan yeni çıkmıştır beyin, ruh. Sonuçla yüzleşmeden evvel nefeslenmek ister.

Gerçek dünyanın rüya olmaktan çıkıp gerçek olması ise daha da uzun zaman alır. Kitap biter, sonra yavaş yavaş dünyaya dönülür.

En sevdiğim roman türü bile değildir bu tür romanlar. Ama yukarıda tarif ettiğim durumu severim. Gerçek dünyadan böylesine kopmayı, sonrasında yaşadığım sersemliğe rağmen, tarifsiz severim.